top of page

Narsist Annelerin Oğullarına Verdiği Zararlar



Narsist babaların oğulları gibi, narsist annelerin oğulları da oldukları gibi değil, yalnızca ebeveynlerinin onayı için yapabileceklerine karşılık sevildiklerini hissederler.

Görünüş çok önemli olduğu için çocukların kendilerine olumlu yansıyacak şekilde bakmaları ve davranmaları gerekir. Sevgi, eğer verilmişse, koşulludur. Bu, oğullarının eşsiz, gerçek benliğini anlamaya, takdir ve kabul etmeye dayalı değildir. Oğlunun değeri, anne ve babasının ideallerini ve egosunu ne kadar yücelttiğine bağlıdır.


Bu, ona ebeveynlerinin tercih ettiği mesleği seçmesi ve başarıya ya da ebeveynlerinin istediği yaşam tarzına ulaşması için baskı yapmayı içerebilir.


1. BAĞLILIK

Oğullar dünyevi başarıya sahip olsun ya da olmasın, güvensiz ve birbirine bağımlı olarak büyürler. Bireysel kimlikleri hiçbir zaman desteklenmemiştir. Öz değerleri ve özgüvenleri, sözlü taciz ve gerçek benliklerine duyulan sevgi eksikliği nedeniyle zayıflar. Annelerinin ihtiyaçlarını, duygularını ve isteklerini bastırarak onlara uyum sağlamayı öğrenmişlerdir.

Bu inkar onları yetişkin ilişkilerinde engeller. İhtiyaçlarını ve duygularını tanımlamakta ve ifade etmekte zorlanırlar. İnsanları memnun etmeden fedakarlık yapabilir ve hak etmediklerini hissedebilirler. Babanın, çocukları kontrolünden ve yumruklarından korumak için karısına karşı koyamadığı durumlarda, sınırları belirlemede rol model olamaz. Sonuç olarak, bir oğul kadınlar tarafından kullanılmış, kırgın ve sömürülmüş hissedebilir.


2. YAKINLIK SORUNLARI

Bir oğul annesine duygularını ve ihtiyaçlarını ifade etmekte kendisini güvensiz hissettiğinde, yetişkinlerle olan yakın ilişkilerinde de güvensiz hisseder. Manipüle edilmiş ve duygusal olarak terk edilmiş olması, partneri tarafından yargılanmaktan ve/veya terk edilmekten korkar hale gelmesine sebep olur. Ek olarak, annesiyle iç içe geçmişken, yakın bir partner tarafından yutulmaktan ve kontrol edilmekten korkar. Böylece yakınlıktan kaçınır ve partnerini daha fazla yakınlık talep etmeye teşvik eder, bu da onun endişesini ve savunmasını artırır.


3. KIZGINLIK

Kontrol edildiğini ve/veya sömürüldüğünü hisseden oğul, annesine yakın kalsa bile ona karşı derin bir hoşnutsuzluk besleyebilir. Bu genellikle diğer kadınlara da yansır. Genellikle kadına itaat, direniş veya öfkeyle tepki verecektir.

Bazı erkekler saldırgan olabilir ve kadınlara güvenmeyebilir. Diğer erkekler manipülatif olmayı veya pasif-agresif olmayı öğrenir. Eşlerinden gelen basit istekleri, sanki annelerinin talepleriymiş gibi aşırı derecede karşılarlar, yalan söylerler veya pasif bir şekilde reddederler.

Düşmanca davranışları zamanla eşlerinin de anneleri gibi davranmasına neden olabilir! Kızgınlık ve yakınlık korkuları onları sahtekârlığa veya sadakatsizliğe sürükleyebilir, özellikle de babaları öyleyse.


4. TEKRAR

Narsistlerin genellikle oğulları da narsist olur. Narsist annelerin oğullarında narsisizm oranları daha yüksektir. Bunun nedeni, kızıyla rekabet etmek yerine onu idealleştirme ve yüceltme ihtimalinin daha yüksek olması olabilir.

Diğer oğullar, talepkar, kontrolcü veya istismarcı kadınlarla annelik ilişkilerini tekrarlayabilirler. Yaşlı bir kadınla, narsistle, bağımlıyla, BORDERLINE kişilik bozukluğu veya diğer zihinsel problemleri olan biriyle birlikte olabilirler. Annelerine olduğu gibi partnerlerine de bakıcı olabilirler ve ayrılmakta zorlanabilirler.

İyileşmek için bir oğul, annesinin akıl hastalığını, ona olan öfkesini ve acısını kabul etmelidir. Sonunda, ister sevsin ister sevmesin, ebeveynlerini şefkatle kabul etmesi gerekir.

Aynı zamanda sevilmeye değer olduğunun farkına varmalı, annesiyle ve diğerleriyle sınır koymayı öğrenmeli, ihtiyaçlarına ve duygularına değer verip onları ifade etmelidir. Bu, utanç ve karşılıklı bağımlılıktan kurtulmanın bir parçasıdır.











Comments


bottom of page